Enerji darboğazı ile ilgili bir önceki yazımı hatırlarsanız şu şekilde bitirmiştim "Komik olan resmi makamlar dahil herkes Enerji açığı 2010 dan sonra diye cevap verdiler. Yani resmi makamlar resmen "Planlanan Enerji Açığı 2010'dadır" dediler...Siz hiç planlanan açık diye bir şey duydunuz mu? "
Bugünlerde gazetelerden de okuduğunuz gibi Enerji açığının 2009 yılında ortaya çıkacağı söyleniyor. Pekiyi bu duruma nasıl gelindi? İş bilir ve alternatifi olmayan hükümetimiz! 2002 yılından bu yana enerjiye yatırımı hep geri planda tuttu ve işi özel sektöre attı. Hatta dedi ki Enerji fazlamız var bizden öncekiler Türkiye'yi enerji santralı çöplüğüne çevirdiler, rant sağladılar!!! Bu söylemin 3 yılda çöpe gitmesi vizyonlarının ne kadar geniş olduğunu da hepimize göstermiş oldu.
Bakınız Türkiye'nin yıllık enerji talebi %8 civarında artar, kriz yıllarında bu oran yarıya iner, ama trend budur. Bu piyasada bulunan herkes de bunu bilir. Bir de bizim gibi akarsu rejimi düzenli olmayan bu nedenle hidrolik enerjiye çok fazla bel bağlamaması gereken ve doğalgaza aşırı bir şekilde bağlanılan ülkelerde yedek kapasitenin yaklaşık olarak %25-30 lar civarında olması gerektiğidir. Enerji yatırımlarının da bu çerçevede ve ulusal çıkarlar doğrultusunda planlanlanması gerektiğidir. Ama eğer siz herşeyi özel sektörün yapacağı yatırımlara bağlarsanız, kısa zamanda krize sürüklenirsiniz.(Özel sektör ya yatırımı yapmazsa diye önlem almanız gereklidir. Devleti idare edenlerin bunu bilmesi gerekir)
AK parti heryerde 2002'den bu yana 16,500 MW'lık lisans başvurusu oldu, enerji konusunu devletin üzerinde yük olmaktan kurtardık derken nedense bu işten sorumlu devletin resmi kurumları 2009 yılında enerji açığımız var demeye başladılar. Nedeni neydi biliyor musunuz? Evet 2002 yılından bu yana 16,500 MW'lık lisans başvurusu oldu, ama EPDK bunların 7000 MW'a karşılık gelenine lisans verdi. Pekiyi verilen bu lisansların ne kadarı sizce işletmeye bu yıl itibarı ile girdi, sadece 652 MW'ı!!!!...Bir de üstüne popülist yaklaşımla 3 yıldan bu yana elektriğe zam yapmayınca, özel üretim şirketleri(otoprodüktörler) de artık zarar etmeye başlayınca üretimden çıkmaya ya da durdurmaya ya da azaltmaya başladılar. Alın size Enerji Darboğazı....
TEİAŞ 2005 yılnda bir rapor yayınladı ve dedi ki "Şu an işletmede, inşaa halinde ve lisans almış işletmeler dahil 2009 yılında kurak hidrolik koşullarda, 2011 yılında da normal hidrolik koşullarda güvenilir enerji yedeği kalmayacaktır" Cümleyi dikkatlice okursanız bu öngörüde lisans almış olan 7,000 MW'lık santralın işletmeye gireceği dikkate alınmıştır. Lisans almış olan santralların EPDK'nın web sayfasından izlenebileceği üzere Mayıs 2006 itibarı ile ilerleme raporlarına bakılınca son 4 yıldaki yatırımların gerçekleşme oranları yüzde 10 larda !!! Yani özel sektör lisansını almış, yatırımına başlamış ama parası bol ya, yavaş yavaş yapıyor santralını...)))
Hepimizin bildiği gibi özel sektör tamamen ticari kaygılarla hareket eder. Piyasa fiyatlarının yatırımların geri dönüşünü garanti altına alacak seviyede olup olmadığına bakar. Üretilen enerjinin satılabileceği yeterli sayıda ve mali açıdan güçlü alıcılarının bulunup bulunmadığına bakar. Ama AK partinin yarattığı ortam yatırımcıların bu beklentilerine cevap verememektedir. Böyle olunca da enerji arz güvenliğimiz tehlikeli bir boyuta gelmiştir. 2009 yılı kriz beklentisi bu nedenle 2007 yılı ortalarından itibaren başlayacaktır ve en önemlisi de güvenilir güç yedeği olmadan! Asıl sorun da budur. Güvenilir güç yedeğiniz olmaz ise; santrallarınızda arıza olursa, dünyada bir kriz olursa veya etrafınızdaki ülkelerde ya da petrol ve doğalgaz alımı yaptığınız ülkelerle sorununuz çıkarsa ne yaparsınız? Büyük enerji devlerine muhtaç hale gelirsiniz ve yüksek faizle borçlanarak hemen santral yatırımları yapmaya başlarsınız. Enerji pahallı hale gelir, her alanda rekabet gücünüz de azalır. Her nedense alım yaptığınız ülkelerle sorunlarınız da bu yatırımlar bittiğinde birden halloluverir. Dünyada Enerji devleri tarafından oynanan oyunun ana teması da budur zaten...
Bugün itibarı ile ülkemiz bu oyuna gelmiş durumdadır. 2007 yılında karanlık günlere hazırlıklı olunuz. Jeneratör işine girmek isteyenleriniz varsa hiç durmasınlar, sektör iyi kar getirecek gibi gözüküyor))
Yazımı bitirmeden son komplo teorimi görüşlerinize sunayım isterseniz); Geçenlerde Başbakan üretimlerini sona erdiren ve erdirmek isteyen otoprodüktörleri biz alabiliriz dedi. Tam da Dağıtım özelleştirmelerinin arefesinde...Acaba diyorum hani doğalgaz kontrat devirlerini almaya hak kazanan Rus şirketleri bu santralları da ehven bir fiyata almak istemesin! Hem aldıktan sonra da Dağıtım şirketlerine elektrik satarken doğalgaz maliyetlerini!!! düşürerek katmerli kazanç elde ederler kim bilir!! Böylelikle ilk yazımda bahsettiğim 3,700 milyon USD'delik ilave doğalgaz parasından yolladıkları pardon kaybettikleri))! kısmı da bu şekilde telafi etmiş olurlar..
Hepinize esenlikler dilerim...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

3 yorum:
Celal Bey işimden istifa ettim.Şu an bende işsizler sınıfından biri olarak yazınızı okurken kendime kızdım.Jeneratör işi yapan çok büyük bir firmanın iş(satış) teklifini evime çok uzak olması (yaklaşık 3 saat kadar)sebebiyle kabul edememiştim.Sanırım ülkemizin içinde bulunduğu durumu gözönüne alırsak uzun zaman işsiz kalacağım.Yazılarınızı takip edeceğim....
Özge
Sevgili Özge,
İşin ile ilgili verdiğin karar umarım sana yeni olanakların yolunu açar.
Şirketimizde Ürün Planlanma Mühendisi pozisyonu için bir arayış içerisindeyiz. İlgilenirsen bizle temasa geçebilirsin.
Benim şahsi e-posta (celal.toroglu@fenis.com.tr)adresime özgeçmişini atarsan incelemeye alırız.
Selamlarımla,
Celal Bey,
Yaklaşımınız için çok teşekkür ederim.Öncelikle şunu bilmenizi isterimki yazılarınızı uzun zamandır beğenerek takip ediyorum ve siz kendime örnek aldığım bir insansınız. Asla amacım sizden iş istemek olmadı ve bu amaçla size mail atmadım.Ama her zaman sizin görüş ve fikirlerinizi almak isterim.Çünkü siz , benim kariyer olarak gelmek istediğim noktayı yakalamışsınız.Bende böyle bir kariyer gerçekleştirebilirmiyim bilmiyorum ama sizin yaptığınızı yapmak istiyorum.Yani kendi çabalarımla üretimde bir iş bulup çalışacağım.Örneğin siz Amerikada master yaptıktan sonra Rizede bile çalışmayı göze almışsınız.Belki bende İstanbul dışında da çalışabilirim.Ama sizin gibi kendi çabalarımla bir yerlere gelmek isterim.Yazılarınızı her zaman takip edeceğim.Umarım her yönetici sizin sahip olduğunuz toplumsal duyarlılık duygusuyla hareket eder.İşte ancak o zaman ülke olarak bir yerlere gelebiliriz.
Sevgi ve saygılarımla
Özge
Yorum Gönder