AKP, Cumhurbaşkanı adayını belirlemiştir. Aday belirleme sürecinde hiçbir siyasal parti ile hiçbir şekilde uzlaşmadan bu işi yapmıştır. Anayasamızın ve Cumhuriyetimizin devlet geleneklerine taban tabana zıt bir süreç sonunda kararını adeta tebliğ etmiştir. Böyle bir aday belirleme sürecinden gelecek olan bir Cumhurbaşkanının tarafsız olmasını kimse beklemesin…
Belirlenen aday aslında amaçlarının da bir işaretidir. Ilımlı ve tarafsız bir aday yerine parti politikalarını belirlemiş ve içinden gelmiş biri adeta İNADINA aday gösterilmiştir. Böylelikle Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde ülkemizi biçilen ve federasyonlardan oluşacak “Ilımlı İslam Devleti” için gerekli iç çatışmalara da ortam hazırlanmaktadır.
Bu aday, AKP’nin Cumhuriyetin ulusalcı niteliklerini değiştirmekte kararlı olduğunun bir göstergesidir. Bu aday aynı zamanda tabanlarına da bir mesaj niteliği taşımaktadır. Amaç devlet kurumları ile çatışmanın bir inanç meselesi olduğundan bahisle halkımızı laik anti-laik olarak ayrıştırmak ve çatışma sürecini hızlandırmaktır. Böylellikle ulusal hak ve çıkarlarımızın savunulması yerine laiklik anti laiklik konusu halkımızın gündemine oturacaktır.
Bu aday ile AKP’nin siyasi hedefi olan ve kuruluş felsefesinin altında yatan amaç Cumhuriyetin kuruluş felsefesini yerle bir etmek ve kendilerince din eksenli ve federasyonlara dayalı bir devleti küresel güçlerle birlikte yönetmektir. Bu bir komplo teorisi değildir, bütün bunlar Büyük Ortadoğu Projesi planlayıcıları ve AKP yöneticileri tarafından açıkça ifade edilmektedir.
Bu yüzden Küresel Aktörler ve Büyük Ortadoğu Projesini planlayanlar bu görevde Türkiye’nin rolünü iyi yerine getirmesini sağlayacak tek iktidar olarak AKP iktidarını görüyorlar. Bunun içindir ki ne küresel güçler AKP iktidarından vazgeçiyorlar, ne de AKP Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanı olmaktan. Ne gaflettir ki hala AKP’nin değiştiğine inanan ve alternatifsiz olduğunu dile getirenler var bu ülkede; Her şeyi parayla ölçen ve oluşturulan sahte saadet zincirinden yararlananlar, şirketlerini satanlar, Büyük Türk Büyükleri, mütareke medyası, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenler, her şeyi başkasından ve özellikle de siyasilerden bekleyenler, biz Türklerden adam olmaz diyenler, mandacı yazarlar, vs. vs. vs.
Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler süreci Türkiye için hayati değerdedir. Bu ülkeyi yöneten ve yönetme amacıyla ortaya çıkanlar üzerinde milyonlarca insanımızın ve şehitlerimizin vebali vardır. Anadolumuzda 1000 yıldan bu yana süregelen birlikte yaşama geleneğimiz, ananelerimiz böyle bir kardeş kavgasına sebebiyet verecek çatışmalara girmeyecek, rağbet etmeyecektir.
Ama öte yandan ülkemiz tarihinin en büyük tehdidi ile karşı karşıyadır ve Tehlikenin Farkındalığının da ötesine geçilmiştir. Artık Birlik olunmalı ve harekete geçilmelidir…
Şunu hiçbir zaman unutmayalım NAMEVCUT HER ZAMAN HAKSIZDIR!!!!
Perşembe, Nisan 26, 2007
Pazartesi, Nisan 16, 2007
14 Nisan'da Meydanda Yoktular!
14 Nisan "Cumhuriyetine Sahip Çık" mitingininin yapıldığı Tandoğan meydanına baktığımda genci ile yaşlısı ile esnafı ile çiftçisi ile köylüsü ile memuru ile avukatı ile mühendisi ile mimarı ile doktoru ile tüccarı ile askeri ile HALKI gördüm de bazıları yoktu meydanda...
Büyük Türk Büyükleri yoktu meydanda,
Adı büyük medya yoktu meydanda,
Adı büyük medyanın mandacı köşe yazarları da yoktu meydanda,
Sağ partilerin yöneticileri de yoktu meydanda,
Dinci basın da yoktu meydanda,
Anlı şanlı iktisatçılarımız da yoktu meydanda,
Kendilerine sivil toplum örgütü denen işbirlikçilerin yöneticileri de yoktu meydanda,
Borsacılar da yoktu meydanda,
Demokrasi havarisi neo-liberaller de yoktu meydanda,
Numaracı cumhuriyetçilerde yoktu meydanda,
Asker düşmanlarını da göremedik meydanda,
Türk karşıtları da yoktu meydanda,
Yüksek siyaset dışında başka işleri olmayan belediye başkanları da yoktu meydanda,
Yani demem o ki bunlar yoktu meydanda...
Hangi meydanda yoktular pekiyi; "Cumhuriyetine Sahip Çık" mitingi meydanında...
Ama " Artık Yeter Diyen" HALK CUMHURİYETİNE SAHİP ÇIKIYORDU...
Resmi ideolojisi LAİKLİK üzerine kurulu CUMHURİYETİNE sahip çıkıyordu...
Büyük Türk Büyükleri yoktu meydanda,
Adı büyük medya yoktu meydanda,
Adı büyük medyanın mandacı köşe yazarları da yoktu meydanda,
Sağ partilerin yöneticileri de yoktu meydanda,
Dinci basın da yoktu meydanda,
Anlı şanlı iktisatçılarımız da yoktu meydanda,
Kendilerine sivil toplum örgütü denen işbirlikçilerin yöneticileri de yoktu meydanda,
Borsacılar da yoktu meydanda,
Demokrasi havarisi neo-liberaller de yoktu meydanda,
Numaracı cumhuriyetçilerde yoktu meydanda,
Asker düşmanlarını da göremedik meydanda,
Türk karşıtları da yoktu meydanda,
Yüksek siyaset dışında başka işleri olmayan belediye başkanları da yoktu meydanda,
Yani demem o ki bunlar yoktu meydanda...
Hangi meydanda yoktular pekiyi; "Cumhuriyetine Sahip Çık" mitingi meydanında...
Ama " Artık Yeter Diyen" HALK CUMHURİYETİNE SAHİP ÇIKIYORDU...
Resmi ideolojisi LAİKLİK üzerine kurulu CUMHURİYETİNE sahip çıkıyordu...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
